• Mustafa Gökhan Yılmaz

ELBET BİRGÜN KAVUŞACAĞIM

Sinema ve tiyatro aşkı ile yanıp tutuşan gençliğinin en güzel kısımlarını cezaevinde geçirmek zorunda olan aşkı sayesinde ve sanata olan sevgisi sayesinde hayatta kalan bir adamın hikayesi... Röportaj istediğimizi geri çevirmeyip samimi şekilde sorularımızı yanıtladı. Aşk Sinema ve Acı.


Bizlerle röportaj yapma isteğini kabul ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ederiz. Kaç yıl cezaevinde kaldınız.


1999 yılından beri Osmaniye’ye bağlı Toprak kale ilçesinde bulunan t tipi kapalı cezaevinde kaldım geçen yıl ceza sürem bitti.


Biz filmlerden gördüğümüz kadar biliyoruz cezaevlerine hep kafamız da iyi veya kötü bir koğuş ağası olur onun dediklerini herkes yerine getirir. Cezaevi nasıl bir yer?


(gülüyor) Filmlerde çok şey gösterirler çok şey anlatırlar ama hakikat hepsinden farklıdır. Mübalağa üzerine kurulmuş bir dünya değil midir televizyon dünyası. Koğuş ağası yoktu tabi (gülüyor) ama herkes büyüklerine hürmet ederdi en azından bizim cezaevinde böyleydi. Cezaevi öyle bir yer ki Allah kimseyi düşürmesin özgürlük kadar güzel bir şey yok dünyada gökyüzüne belirli bir saat kavramı olmadan bakabilmek. Canın istediğin de yemek yemek çevrende kimse olmadan yürüyebilmek, tiyatro oyunları izlemek, bir kitapçıdan kitap alabilmek birini sevebilmek dünyada bundan daha güzel ne olabilir ki.


Birazdan tiyatro ile olan tanışıklığınızı sizlere soracağım aynı zaman da kitaplara olan düşkünlüğünüzü de odanızdan anlayabiliyoruz. Onunla ilgili de sormak istediğim bazı şeyler var. Öncesin de neden cezaevinde kaldığınızı sormak istiyorum?


İnsan gençken kanı hızlı akar derler bende o dönemlerde kanım bir hayli hızlı akıyordu. Bir kavgaya karıştım elbette sonunun buralara geleceğini tahmin etmiyordum ama bir insanın canına kıydım bile isteye değil elbette kendimi savunurken o hengâmede olanlar oldu benim üzerimde bıçak yoktu lakin onlarda vardı. Onlar bize saldırınca bizde kendimizi korumak zorundaydık. O esnada bize saldıran birisine bıçak girdi ve olay yerinde can verdi.


Peki, olay tam olarak neyden kaynaklı neden bu kavga?


O zamanlar lise yeni bitmiş üniversite için hazırlık yapıyordum. Âşık olduğum kızın abisi vardı. G. Abi onun arkadaşları bize saldırdı. Biz birbirimizi severken onlar buna hep mani olmak istedi görmezden geldiler ve her defasında dövdüler bende her defasında sustum aşkım için sevdam için yine susardım ama son defasında dediğim gibi isteyerek olmadı.

Peki, şuan ne yapıyor nerede bu kişi bir bilginiz var mı?


Haberim yok 2004 yılında taşınmışlar buradan nereye gittiklerini bilmiyorum. En son üniversiteyi kazanmış onu biliyorum başka da bir şeyden haberim yok. Birlikte yapmak istediğimiz o kadar çok şey vardı ki hepsi yarım kalmış gibi.


Ne hayalleriniz vardı?


Beraber bir sinema filmi çekecektik, bir tiyatro oyunu yazıp kendimiz oynayacaktık. Beraber üniversite okuyup beraber büyüyecektik. Beraber bir evimiz olacaktı. Kocaman bi kitaplığımız DVD filmlerimiz her an seyahate hazır çantalarımız olacaktı.(Gözleri dolu dolu) Hepsi bir hayal olarak kaldı.


Tiyatroya sinemaya ve kitaplara olan ilginiz burada başlamadı o zaman çok eskiden beri içinde olduğunuz bir durumdu.


Aslında cezaevinde kaldığımız sırada okumak için yazmak için çok daha fazla vakit buluyordum ama temelleri Nihal ile atmaya başlamıştık. Beraber kitaplar seçip listeler yapardık. Cezaevine girdiğim ilk sene hiçbir şey yapmadan sorguladım hayatı kendimi çıktığımda 42 yaşında ne yapacağımı, en sonunda onunlar kurduğum hayalleri gerçekleştirmek istediğimi fark ettim o olmasa bile onun aşkı hep vardı içimde bende bundan dolayı o aşka hürmeten okumaya ve yazmaya başladım. Onu tekrar görebileceğime dair umudum hep vardı hala var ama ola ki ben onu görmeden o beni görürse ve yanıma gelmeye cesaret bulamazsa onu aşkımın hala yaşadığını ancak bu şekilde gösterebilirim diye düşündüm. Agora yayınlarının bütün kitaplarını nerdeyse hatmettim. Kendimi alıştırmak içinde her Cuma mahkûmlara tiyatro gösterileri yaptım hem bu sayede kendimi aşkıma adamış hissettim.


Peki şu sıralar neler yapıyorsunuz?


Sürekli dışarıda geziyorum. Saat sınırı olmadan (gülüyor) istediğim kadar geziyorum. Onun dışında çekmek istediğim bir film ve yazmak istediğim bir kitap cezaevinde temellerini attığım onları hayata geçirmek için uğraşıyorum.


Bizlerle röportaj yaptığınız için çok teşekkür ediyoruz. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?


Bir gün Nihal’le tekrardan karşılaşmak. Onunla kurduğumuz hayalleri gerçekleştirmek için uğraşmaya devam edeceğim ne kadar mümkün olur bilinmez. Ama arayan bulur derler.





39 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör